Hayatı Kolaylaştıran Teknoloji ve Geçmişe Özlem

her-geçen-gün-geçmişi-özlüyoruz

  Teknoloji gelişmeye devam ederken hayatımız kolaylaşmaya ve daha pratik yaşamaya devam ediyoruz. Hem gelişen teknolojiye isyan ediyoruz hem de baş ucumuzdan eksik etmiyoruz. Binlerce kilometre yol gitmeden özlem giderebiliyor, yakınlarımızın mutluluklarına anında ortak olabiliyoruz. Peki hayatımız bu kadar kolaylaşmasına rağmen neden hala 24 saate sığamıyoruz ve koştura koştura yaşıyoruz? Aslında hayat kolaylaşmadı sadece yeni görevler üstlendik. Önceden işten eve gelince yemek yenir, sohbet edilir ve çocuklarla ilgilenirdik. Şimdilerde işten eve gelirken sosyal ağlar yüzünden yemek saatleri ertelenir oldu. Gelen mailleri cevaplamak, internetten alışveriş yapmak ve daha fazla tıklanmak için neler yapabilirim diye düşünmek önceliğimiz oldu.

  Aile kavramının içi boşaldı sanki artık aynı evde özgür bireyler gibiyiz. Herkes birbirine bulaşmadan ne yaparsa yapsın vaziyetindeyiz. Böyle bir aile de kaliteli yaşamak değil sadece zamanı öldürmek söz konusudur. Bizim çocukluğumuzda cep telefonu yoktu. Benim için en büyük teknolojilerden birisi atarilerdi. Ailemle, arkadaşlarımla, okul hayatımla ve boş sokaklarda o kadar çok vaktim oluyordu ki biriktirdiğim anılarım hep o günlere dair. Yaşadığımız zamanda anı biriktirmek imkansız gibi çünkü teknolojinin ivmesine ayak uydurmak için her şeyi sadece o anlık bir işaret olarak görüyoruz. Eskiden televizyon programlarına bile hayranlık duyardık ve gününün gelmesini beklerdik. Şimdilerde tüm imkanlara rağmen bir tane bağlılık kurduğum tv programı göremiyorum.

  Kendime ait ilk cep telefonum Samsung markaydı. Lise yıllarımda sadece yanımda gezdirmek içindi:) Şimdiki gibi aklı da yoktu işlevi de. Ne yapardık peki ders çalışırdık, birbirimize sataşırdık, okul bittiğinde hatıra defterlerini doldururduk ve öğretmenimiz çiçek ol dediğinde olurduk. Şimdiki çocuklar da öğretmenler de gerçekten tamamen farklı. Aradaki korunması gereken çizgi çoktan aşılmış ve aileler fazlasıyla müdahil olmuş. Ne öğretmene güven var ne de eğitim sistemine.

  Geçmişe duyduğum özlem o kadar çok ki askerdeyken bile telefonla konuşurken yine de mektuplaşırdık. Hatıra bırakmak ve duygularımı kağıda aktarmak benim için hala önemliydi. Cep telefonu o an işimi gördü ve beni sevdiğime kavuşturdu ama o gün neler konuştuğumu hatırlayabilir miyim? Hayır tabi ki. Yazdığım mektuplar hala duruyor ve okudukça o günleri yad edebiliyorum.

  Eskiden diziler daha aile hayatına yönelik ve daha çok bizi yansıtan türdendi. Onları izlemek için yapılan hazırlıklar ve tam kadro ekran başına geçilirdi. Onları kendimizden biriymiş gibi görürdük. Şimdiki diziler özensiz, kalitesiz ve sadece zenginlik özentileri ile dolu zaman kaybılar. Eskiden çekilen dizilerden hiçbir oyuncu zengin olmazken şimdilerde bölüm başına alınan garanti paraları biliyoruz. Böyle bir ortamda her şey para ile ölçülür olmuşken zaten bize gerçek duyguyu vermesi beklenemezdi. Her dizide katiller, mafya babaları, birbirini aldatanlar, yıkılmış aileler ve kudretli zenginlikler ana hatları oluştururken hayatın gerçekleri, halkın %80'lik kesimi, ahlaki değerler, törpülenen kültür ikinci sınıf muamele görmeye layık görüldü.

işimizi-kolaylaştıran-teknoloji

  Eskiden arama motorları olmadığından bilgiye ulaşmak çok kolay değildi. Şimdi sorunun aklınıza takılması yeterli. Yapacağınız tek şey Google da arama yaparak hemen bilgiye erişmek. Eskiden öğretmen bir konu verdiğinde ansiklopedileri döker ve cevapları bulmaya çalışırdık, emek verirdik. Bulamadığında arkadaşına giderdin, büyüklerinden yardım isterdin. Şimdi anne ve babalar çocuk soru sormasında biraz kafamı dinleyeyim derdinde. Bulduğun bilgileri notlar alır ve doğruyu buluncaya kadar irdelerdin şimdilerde bilgiyi bulmak ve çıktısı almak sadece bir kaç dakikalık iş. Nerede kaldı öğrencinin emek vermesi ve derslerini özümsemesi. Kolay tükettiği için hiçbir şey öğrenmedi.

  Teknolojiye ayırdığımız vakti daha çok kendimizi geliştirmek için harcasaydık toplum olarak daha iyi yerlerde olabilirdik. Eve gitmeden önce aklınızda ailenizden önce cep telefonunuz varsa mağdur olmuşsunuz demektir. Bir kere bu çarkın dişlilerine yakalandın mı kurtulman mümkün olmuyor. Kitap okumayı, sinemaya gitmeyi, evde hep birlikte aktiviteler yapmayı ihmal etmemek lazım. Özellikle de çocukluğunuza özlem duyuyorsanız siz de yaşadığınız zamandan memnun değilsiniz demektir. Memnun olmadığınız bir zamanda yaşamak ve çocuk büyütmek istiyorsanız kendi kurallarınız olsun ve teknoloji sadece bir araç olarak kalsın. Yazmaya devam etsem daha çok şey sıralayabilirim ama kalan kısmı size bırakıyorum. Belki sizinde teknolojiyle alıp veremedikleriniz vardır.

Bu yazı Seo Teknikleri ve Blog İpuçları | DHY tarafından yazılmıştır.
✔ Bu içeriği beğendiyseniz lütfen paylaşın ⤵

YAZIYI PAYLAŞ

BENZER YAZILAR

SONRAKİ
« Prev Post
ÖNCEKİ
Next Post »

YORUM YAPARAK KATKIDA BULUNABİLİRSİNİZ...

1) Yaptığınız yorumun, yazıyla alakalı olmasına özen gösterin.
2) Yazım ve dil bilgisi kurallarına mümkün olduğunca dikkat edin.
3) Kullandığınız üslubun sizi yansıttığını unutmayın.
4) Yorum yaparken link eklemeyin.
5) Yorumunuza ikon eklemek için "Emoticon" butonuna tıklayın.
6) EmoticonEmoticon